Hayat

Processed with VSCO with hb2 preset

‘Doktora tez danışmanım bir gün elinde bir kitapla çıkageldi. Dedi ki ‘sana getirdim, tezin için.’ Buraya kadar her şey normal. Elinde, Varlık Yayınları’nın 1959 baskısı ‘Hayat Yollarında’ adlı Panait Istrati kitabını tutuyor olmasının dışında.

Hocamın, bana bu kitabın içinde tezimle ilgili bir şey bulabileceğimi söylemesinin sebebi yazarın o hiç bir coğrafyaya sığamamış ama bir o kadar da dolu hayatı mı, yalnızlıktan intihar etmeyi denemesi mi (umarım bu değildir:) yoksa sırf baksana hayat ne kadar çetrefilli, tezini o kadar da önemseme tavsiyesi mi.

Sanırım hepsinden öte, kendisi bana ‘edebiyata devam’ dedi, galiba sadece akademik yayın okuduğumu düşünüyor:)

öyle ya da böyle beni çok içten bir yazar ve hikayeyle tanıştırdı, sağolsun.

Processed with VSCO with hb1 preset

‘Ama can ciğer dost kalarak, dostluğa büyük değer vererek bir yandan da ne cinayetler işleriz biz.’

‘Orada, ayaklarımın dibinde boşluk, kalbimde boşluk, taş kesilerek kalakalmış,bu yüzen mezarlığı seyrediyordum’ ( Tuna nehrinde yüzen buz kalıplarını anlatırken…)

‘Bir bavulun ilk yola çıkarken hıçkıran bir annenin nasırlı elleriyle hazırlanmışsa ne kadar gam yüklü olabileceğinden….’

‘bir daha görmiyesiye yanından ayrıldığın zaman ruhunda meydana gelen o dipsiz boşluktan ne anlar alem?’

‘Ağlamak geliyor içimden. Dostum uzaktadır. Anacığım uzakta. Ne işim vardı benim buralarda? Mütevazı fakat temiz, rahat yuvamızını düşünüyorum. Hemen hepsi evlenmiş olan arkadaşlarımı düşünüyorum. Neden onlar gibi, herkes gibi olamıyorum? Neden uğramışım bu lanete ben? Memleketimde yabancılar bile yerleşip keyiflerine bakarken beni böyle durmadan diyar diyar dolaşmaya sevkeden ne? Nedir istediğim? Neyin peşinden koşuyorum?

Yalnızım.’

yazarken çaldı, bence tesadüf değil🙂

 

 

 

Reklamlar